Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Köşe Yazıları

TFF AMEDSPOR’A CEZA YAĞDIRDI

VİDEOYU PAYLAŞ

TFF AMEDSPOR’A CEZA YAĞDIRDI

Günaydın Türkiye.
Günaydın sevgili okurlarım.

Amed Spor ligi çok iyi bir başlangıç yaptı.
Bu söz hepimizin malumudur: Futbol sadece futbol değildir.
Bu söz sanki Amed Spor için söylenmiş.
TFF’nin Amed Spor’a verdiği cezalar ağır oldu ama bu cezaların çok daha ileriye taşınmaması için bu takıma gönül veren herkesin daha dikkatli olması gerekir.
“Daha dikkatli olmak” sözcüğünü özellikle yazdım. Şu anda ülkede nispeten bir bahar havası var. Ancak bahardan kara kışa geçildiği dönemlere çok tanık olduk.
2015-2016 sezonu MKE Ankaragücü deplasmanında Amedspor’a yöneticilerine protokolde linç girişimi olmuştu.
Amed Spor’un deplasmanda Ankaragücü’nü 2-1 mağlup ettiği maçın ardından, protokol tribününde bulunan Amed Sporlu 5 yönetici çok ağır bir fiziki saldırıya uğramıştı.
Saldırı sırasında Amed Sporlu bir yönetici 2,5 metre yükseklikteki protokol merdiven boşluğundan aşağı fırlatılmış, üç yöneticinin burnu kırılmış, biri beyin sarsıntısı geçirmiş ve yöneticiler hastaneye kaldırılmıştı.
Bu saldırının başlamasının tek bir nedeni vardı: Amed Spor’un deplasmanda Ankaragücü’nü 2-1 yenmesi… İkinci bir neden yoktu.
Bu yazıyı yazmaktaki amacım kötü olayları hatırlatmak olmasa da Bursaspor deplasmanında yaşananların kolay unutulur şeyler olmadığını da biliyorum.
Bursa’da Türk futbol tarihinin en karanlık ve organize tribün şiddeti olaylarından biri yaşandı. Saldırılar maçtan bir gece önce takımın kaldığı otelin önünde hakaretler ve havai fişekli eylemlerle başlamış, maç öncesi ısınmaya çıkan Amedsporlu futbolcular sahada fiziki saldırıya uğramıştı.
Maç boyu sahaya bıçak, kurusıkı mermi ve kesici/patlayıcı maddeler yağmıştı. Tribünlerde, 1990’lı yılların faili meçhul cinayetlerine alkış misali JİTEM ile özdeşleşen “Beyaz Toros” görselleri ve “Yeşil” kod adlı tetikçinin posterleri açılmış, tribünlerde tekil olarak takımı desteklemeye çalışan Amedspor taraftarlar tespit edilerek linç edilmek istenmiştir.
2017-2018 sezonunda başka bir organize girişim Sakaryaspor deplasmanında yaşanmıştı. Maç başlamadan önce stadyum yönetiminin ve tribünlerin ortaklaşa organize ettiği bir psikolojik linç ortamı yaratılmıştı. Stadyumun dev skorbordundan Sur ve Cizre’deki hendek operasyonlarına ait görüntüler ve çatışma videoları oynatılmış, takımı “düşman unsuru” gibi gösteren bir algı yaratılmıştır. Maç boyunca yedek kulübesine örgütlü saldırılar düzenlenmiş, futbolcular tünel girişlerinde ve soyunma odası koridorlarında darp edilmişti.
Sosyolojik ve hukuki açıdan bu olayların en belirgin ortak özelliği; saldırıların anlık bir taraftar öfkesinden ziyade, siyasi semboller, paramiliter figürler ve organize nefret söylemleri eşliğinde, güvenlik zaafiyetlerinden faydalanılarak (veya göz yumularak) gerçekleştirilmiş olmasıydı.
Sakarya’da yaşananlar o kadar organize ve kirliydi ki, İngiliz yayın kuruluşu BBC bu ırkçı saldırıları bütün dünyadaki abonelerine duyurmuştu.
Geçtiğimiz ay Kocaelispor deplasmanındaki “Sarı Torba” tehdidi, bu hastalığın nüks etmek için tetikte beklediğini göstermişti.
Gelelim Beşiktaş maçında yaşananlara yönelik yaptırımlara:
Kulübe 2 542 500 TL para cezası,
Teknik Direktör Besnik Hasi’ye bir maç men ve 100.000 TL de para cezası verildi.
Teknik Direktör Besnik Hasi’ye bir maç men cezası yetmedi 100 000 tl de para cezası,
Stadyuma usulsüz seyirci alınması 1 200 000 tl
Saha olayları 420 000 tl,
Sulama sistemi 200 000,
Ağzı kapalı pet, şişe atılması 280 000 tl
Merdiven boşluklarını boş bırakmama 250 000 tl,
Takım halinde sportmenliğe aykırı hareket 112 500 tl,
Batı alt 109, 110, Güney alt 122, 123, 124, bloktaki taraftarların kartları bir sonraki iç saha maçında bloke edildi.
Daha bu bir maçta. Öncekileri saymıyorum bile.
Vurun abalıya.
Sahada yenemediğinizi ekonomik yönden çökertin.
Bu yazıyı
Bir;
Kurumun acımasızlığını kınamak,
İki;
Seyircileri uyarmak,
Üç,
Yöneticilerin daha dikkatli olmaları gerektiğini vurgulamak için yazıyorum.
Ama federasyon yetkililerine de bravo diyorum.
Hiç mi bir takımın ilk olarak süper liğe çıkmanın heyecanını ilk maçlarda hoş göremiyorlar,
Hiç mi kıt kanaat bir bütçeyle bu denli başarıları elde etmiş bir takımın heyecanını hoş göremiyorlar,
Hiç mi ceza vermeden uyarmayı uygun görmüyorlar,
Hiç mi bu takımın süperliğe renk ve heyecan kattığını görmüyorlar,
…
Bu cezalar bir takımı disipline etmenin dışında ekonomik yönden çökertme değil de nedir, söyler misiniz?
Bunun haricinde başka gerekçelerle verilen cezalar da var.
Geçmişte yaşanan karanlık olaylarla kıyasladığımda bu cezaların daha yönetilebilir olduğunu düşünüyorum.
Bu cezaları kendimiz için bir tür “erken uyarı sistemi” olarak da değerlendirebiliriz.
Şu ana kadar oynanan maçları izlediğimde Amed Spor taraftarının oldukça coşkulu, organize olmakla birlikte, rakip takıma karşı da oldukça centilmen ve hoşgörülü olduğunu görüyorum. Asıl hedefinin kendi takımını motive etmek olduğu açık. Bu yönüyle bana Liverpool taraftarını hatırlatıyor.
Amed Spor taraftarının Cigerxwin’un “Kine Em” şiirini hep birlikte haykırdığı gibi Liverpool taraftarının da hep bir ağızdan söylediği “You’ll Never Walk Alone” (Asla Yalnız Yürümeyeceksin) marşı, dünya futbolundaki en büyük sadakat gösterilerinden biridir. Takım mağlupken bile verilen bu destek, tribün bağının ne kadar birbirine kenetlenmiş olduğunu gösterir.
Tribündeki bağ açısından Liverpool takımına benzese de dünya futbolundaki taraftar grupları ve seyirci kültürleri incelendiğinde, Amed Spor taraftar yapısıyla en fazla paralellik kurulabilecek küresel örnek kesinlikle FC Barcelona (Katalonya / İspanya) ve onun ateşli taraftar topluluğudur.
Hatta spor sosyologları ve futbol analistleri, Amed Spor’un bölgedeki ve futbol dünyasındaki konumunu sıklıkla “Ortadoğu’nun Barcelona’sı” diye tanımlar.
Kulübün dünyaca ünlü sloganı olan “Més que un club” veya “Bir kulüpten daha fazlası”, taraftarlar için Barcelona’nın sadece sahaya çıkan 11 futbolcudan ibaret olmadığını ifade eder. Kulüp, Katalan kimliğinin, kültürünün ve dilinin küresel ölçekteki en büyük sivil temsilcisidir.
Amed Spor da “Bir kulüpten daha fazlası”dır.
Yöneticinin de, seyircinin de, futbolcunun da çok büyük bir şemsiyenin altında olduğu bilinciyle…

&
Gelelim “Dilimde tüy bitinceye kadar” yazacaklarıma;
“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, aslına uygun bir biçimde MÜZEYE dönüştürülsün.”
“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”
“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”
“ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”
Anzele büyük bir göl haline dönüştürülsün. Etrafı piknik alanı olsun.

İyi bir hafta geçirmeniz dileğiyle.
Dostça kalın.

DİĞER VİDEOLAR