Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Köşe Yazıları

OKULLARDA UYUM HAFTASI: BİR ÇOCUĞUN OKULA ALIŞMA HİKÂYESİ

VİDEOYU PAYLAŞ

OKULLARDA UYUM HAFTASI: BİR ÇOCUĞUN OKULA ALIŞMA HİKÂYESİ

Yeni bir eğitim-öğretim yılı daha başlıyor.
Okul bahçeleri yeniden çocuk sesleriyle dolacak, sınıfların kapıları açılacak, sıralar yerlerini alacak. Kimi çocuklar büyük bir heyecanla okulun yolunu tutarken kimi çocuklar ise biraz kaygılı, biraz çekingen, hatta belki de gözyaşlarıyla başlayacak yeni döneme.
İşte tam da bu noktada uyum haftası büyük önem taşıyor.
Çünkü okula başlamak yalnızca bir çantayı sırtlanıp sınıfa girmekten ibaret değil. Özellikle okul hayatına ilk kez adım atan çocuklar için bu süreç, hayatlarının önemli değişimlerinden biri.
OKUL SADECE DERS DEMEK DEĞİL
Çocuk için okul; yeni bir bina, yeni öğretmenler, yeni arkadaşlar ve daha önce alışık olmadığı kurallar demek.
Evde ailesinin yanında kendisini güvende hisseden bir çocuk, bir anda farklı bir ortamın içerisinde bulabiliyor kendisini. Bu nedenle ilk günlerde yaşanan çekingenlik, ağlama veya ailesinden ayrılmak istememe gibi durumları hemen bir sorun olarak görmemek gerekiyor.
Çocuğun alışması için zamana ihtiyacı olabilir.
Uyum haftasının temel amacı da zaten çocuğu bir anda derslerin ve yoğun programın içerisine bırakmak değil; onun okulu tanımasını, öğretmeniyle iletişim kurmasını, arkadaşlarıyla kaynaşmasını ve okul ortamında kendisini güvende hissetmesini sağlamak.
VELİLERE DE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR
Burada yalnızca öğretmenlere değil, velilere de önemli görevler düşüyor.
Bazen anne ve babaların kendi kaygıları, çocukların kaygısından daha büyük olabiliyor.
“Acaba ağlar mı?”
“Bana alışabilecek mi?”
“Öğretmenine uyum sağlayabilecek mi?”
gibi sorularla başlayan endişeler, farkında olmadan çocuğa da yansıyabiliyor.
Oysa çocuğa verilmesi gereken mesaj oldukça basit:
“Okul güvenli bir yer. Sen bunu başarabilirsin.”
Çocuğu sürekli kontrol etmek, okul kapısında uzun süre beklemek veya ayrılık anını gereğinden fazla uzatmak, bazı çocuklarda süreci daha da zorlaştırabiliyor.

Elbette her çocuğun karakteri farklıdır. Kimi çocuk birkaç dakika içerisinde arkadaş edinirken kimi çocuk günlerce gözlem yapmayı tercih edebilir.
Bunun adı başarısızlık değildir.
Bu, çocuğun kendi hızıdır.
ÖĞRETMENİN İLK TEMASI ÇOK ÖNEMLİ
Uyum haftasında öğretmenlere de büyük sorumluluk düşüyor.
Çocuğun öğretmeniyle kurduğu ilk ilişki, okul hakkındaki düşüncelerinin şekillenmesinde önemli bir rol oynayabilir.
Güler yüzlü bir öğretmen, anlayışlı bir yaklaşım ve çocuğu dinleyen bir iletişim, okulun çocuk için daha güvenli bir yer haline gelmesini sağlayabilir.
Çünkü çocuk öncelikle kendisini güvende hissetmek ister.
Kendisini güvende hisseden çocuk öğrenmeye daha açık olur.
“AĞLAMA” DEMEK YERİNE ONU ANLAMAK
Uyum haftasında sık yapılan hatalardan biri de çocuğun duygularını bastırmaya çalışmaktır.
“Artık büyüdün, ağlama.”
“Bak herkes okula gidiyor.”
“Bunda korkacak ne var?”
gibi cümleler yetişkinler açısından basit görünse de çocuk açısından farklı anlamlar taşıyabilir.
Bunun yerine çocuğun duygusunu kabul etmek daha doğru olacaktır.
“Okula başlarken biraz heyecanlanman normal.”
“İlk başta zor gelebilir ama zamanla alışacaksın.”
“Öğretmenin ve arkadaşların yanında olacak.”
gibi cümleler çocuğun kendisini anlaşılmış hissetmesini sağlayacaktır.
HER ÇOCUK AYNI HIZDA ALIŞMAZ
Belki de uyum haftasının en önemli mesajlarından biri bu olmalı:
Her çocuk aynı değildir.
Bir çocuk ilk günden sınıfa girip arkadaşlarıyla oyun oynayabilir. Bir başka çocuk ise annesinden ayrılmakta zorlanabilir.

Bir çocuk öğretmeninin sorularına hemen cevap verirken başka bir çocuk uzun süre sessiz kalabilir.
Bunların tamamı çocukların farklı gelişim özelliklerinin bir parçası olabilir.
Bu nedenle çocukları birbirleriyle kıyaslamak yerine onların kendi gelişimlerini takip etmek gerekiyor.
“Bak arkadaşın ağlamıyor.”
“Sen neden konuşmuyorsun?”
“Abin okula çok kolay alışmıştı.”
gibi karşılaştırmalar çocuğun kendisine olan güvenini zedeleyebilir.
YENİ BİR DÖNEM, YENİ BİR UMUT
Uyum haftasını yalnızca okulun ilk günleri olarak görmemek gerekiyor.
Bu hafta aslında çocuklara “Okul nasıl bir yer?” sorusunun cevabını verme fırsatıdır.
Okulu korkulacak bir yer değil, öğrenmenin, arkadaşlığın, paylaşmanın ve kendini geliştirmenin adresi olarak tanıtmak hepimizin sorumluluğudur.
Öğretmenler sabırla, veliler anlayışla, çocuklar da kendi hızlarıyla bu süreci aşacaktır.
Unutmayalım:
Bir çocuğun okul hayatındaki ilk izlenimi, yıllar boyunca taşıyacağı okul sevgisinin temelini oluşturabilir.
Bu nedenle ilk haftalarda notlardan, sınavlardan ve başarı beklentilerinden önce çocuklarımızın kendilerini güvende hissetmesine odaklanalım.
Çünkü eğitim yalnızca bilgi vermek değildir.
Eğitim aynı zamanda çocuğa;
“Sen değerlisin, sen yapabilirsin ve burada güvendesin.”
duygusunu verebilmektir.
Yeni eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize hayırlı olmasını diliyorum.
Çocuklarımızın okul yolculuğu başarı, mutluluk ve güzel anılarla dolu olsun.

DİĞER VİDEOLAR