OKUL ALIŞVERİŞİNDE BİLİNÇLİ OLMAK: ÇOCUĞUN İHTİYACI MI, REKLAMIN İSTEĞİ Mİ?
Okulların açılmasıyla birlikte veliler için yeni bir telaş başlıyor.
Kırtasiye malzemeleri, okul çantası, ayakkabı, kıyafet, beslenme çantası, suluk, defter, kalem ve daha nice ihtiyaç…
Her yıl olduğu gibi bu yıl da okul alışverişi aile bütçesinin önemli kalemlerinden biri haline geliyor. Ancak alışveriş yaparken asıl mesele sadece ne kadar para harcadığımız değil, **paramızı neye harcadığımız olmalı.
Çünkü çocuklarımızın ihtiyaçları ile reklamların bize sunduğu “ihtiyaçlar” her zaman aynı şey değil.
Önce ihtiyaç listesi, sonra alışveriş
Okul alışverişine çıkmadan önce yapılması gereken ilk şey, çocuğun gerçekten ihtiyaç duyduğu ürünleri belirlemek.
Evde bulunan ve kullanılabilir durumda olan defter, kalem, boya, çanta veya diğer kırtasiye ürünlerini yeniden almak yerine mevcut malzemeleri değerlendirmek hem ekonomik hem de israfı önleyen bir davranış olacaktır.
Bir ürünün yeni olması, mutlaka gerekli olduğu anlamına gelmiyor.
Bu nedenle veliler alışveriş öncesinde bir liste hazırlamalı ve mümkün olduğunca bu listenin dışına çıkmamaya çalışmalı.
Çantanın görünüşünden önce sağlığına bakın
Çocukların her gün taşıdığı okul çantası, yalnızca rengi ve modeliyle değerlendirilmemeli.
Çantanın çocuğun yaşına ve vücut yapısına uygun olması, ağırlığının mümkün olduğunca düşük tutulması ve omuz askılarının rahat olması önemli.
Çocukların gün boyunca taşıdığı gereksiz eşyalar da çantanın ağırlığını artırıyor.
Bu nedenle “Belki lazım olur” düşüncesiyle çantaya gereksiz kitap, defter veya malzeme doldurulmamalı.
Çocuklarımızın sağlığı, çantanın markasından çok daha önemli.
Kırtasiye ürünlerinde kalite ve güvenlik önemli
Kalem, boya, silgi, yapıştırıcı ve benzeri ürünlerde yalnızca fiyat ve görünüşe bakılmamalı.
Özellikle küçük çocukların kullanacağı ürünlerde güvenli ve yaş grubuna uygun malzemeler tercih edilmeli. Ürünlerin ambalajı, uyarıları ve kullanım bilgileri mutlaka kontrol edilmeli.
Çocuğun saatlerce kullanacağı bir kalemin birkaç lira daha ucuz olması, sağlığı ve kullanım rahatlığı açısından her zaman avantaj anlamına gelmeyebilir.
“Marka” baskısına dikkat
Çocuklar arkadaşlarından etkilenebilir.
Bir arkadaşında bulunan çantayı, kalemi veya ayakkabıyı istemesi son derece doğal. Fakat aile bütçesini zorlayacak şekilde sırf marka veya popülerlik nedeniyle ürün almak doğru bir yaklaşım olmayabilir.
Burada velilerin çocuklarıyla iletişim kurması büyük önem taşıyor.
Çocuğa “Bunu alamayız” demek yerine, “İhtiyacımız olan ve bütçemize uygun olanı birlikte seçelim” yaklaşımı hem çocuğun tüketim alışkanlıklarının gelişmesine hem de aile içindeki iletişimin güçlenmesine katkı sağlayabilir.
Fiyat karşılaştırması yapmadan alışveriş yapmayın
Aynı ürün farklı mağazalarda veya farklı satış kanallarında farklı fiyatlarla karşımıza çıkabiliyor.
Bu nedenle veliler alışveriş öncesinde fiyat araştırması yapmalı, kampanyaları karşılaştırmalı ve yalnızca “indirim” kelimesine bakarak karar vermemeli.
Bir ürünün indirimli olması, gerçekten uygun fiyatlı olduğu anlamına gelmeyebilir.
Önemli olan, indirim oranı değil, ürünün son satış fiyatı ve gerçekten ihtiyaç olup olmadığıdır.
Çocuğu alışverişe dahil etmek önemli
Okul alışverişi çocuklar açısından da bir eğitim fırsatına dönüşebilir.
Belirli bir bütçe oluşturup çocuğa seçenekler arasından tercih yaptırmak, onun para yönetimini öğrenmesine yardımcı olabilir.
“Her istediğini alalım” anlayışı yerine, “İhtiyaçlarımızı belirleyelim, bütçemizi planlayalım ve öncelik sırasına göre seçim yapalım” demek gelecekte daha bilinçli tüketiciler yetiştirmemize katkı sağlayacaktır.
İsraf etmeyelim
Yeni eğitim yılı, eski eşyaların mutlaka çöpe atılması gerektiği anlamına gelmez.
Kullanılabilir durumdaki ürünler değerlendirilerek hem aile bütçesine katkı sağlanabilir hem de gereksiz tüketimin önüne geçilebilir.
Bir defterin birkaç sayfasının boş kalması, bir kalemin hâlâ yazıyor olması veya çantanın kullanılabilecek durumda bulunması aslında önemli bir tasarruf fırsatıdır.
Çocuklarımıza tüketmenin değil, ihtiyaç kadar tüketmenin değerini öğretmeliyiz.
Son söz: En pahalı olan değil, en doğru olan
Okul alışverişinde hedefimiz çocuğumuzun bütün isteklerini yerine getirmek değil, onun eğitim hayatı için gerçekten ihtiyaç duyduğu ürünleri sağlamak olmalı.
Unutmayalım:
İyi bir okul çantası markası çocuğumuza başarı kazandırmaz. En pahalı kalem daha iyi not getirmez. Gösterişli bir ürün, eğitim kalitesini artırmaz.
Çocuğumuza verebileceğimiz en değerli şeylerden biri ise bilinçli tüketim alışkanlığıdır.
Bu nedenle okul alışverişine çıkarken üç soruyu kendimize soralım:
Buna gerçekten ihtiyacımız var mı?
Daha uygun bir alternatif var mı?
Aldığımız ürün çocuğumuzun sağlığı ve eğitimi açısından doğru bir tercih mi?
Bu üç sorunun cevabını verebildiğimizde, okul alışverişi sadece bir alışveriş olmaktan çıkar.
Çocuklarımız için aynı zamanda tasarrufu, bilinçli tüketimi ve sorumluluğu öğreten küçük bir hayat dersine dönüşür.
İsterseniz bunu **Diyarbakır’daki velilerin okul alışverişinde karşılaştığı fiyatlar ve aile bütçesi üzerinden daha yerel ve gazetecilik üslubunda da yeniden şekillendirebilirim.

