GÜLÜŞLERİN ARDINDAKİ ACILAR!
Öyle gülümseyen yüzler vardır ki, ardında yılların biriktirdiği kırgınlıkları saklar. Öyle suskun insanlar vardır ki, konuşsalar kelimeler yetmez, cümleler acılarına dar gelir. Her insanın içinde kimsenin bilmediği, kimsenin dokunamadığı bir yalnızlık ve bir imtihan vardır.
Hayat elbette zordur, bilirim. Bazı geceler insan kendi sesine bile yabancılaşır. Yorulur, kırılır, susar. Ama en çok da anlaşılmamaktan incinir. İşte bu yüzden, karşımıza çıkan her insana merhametle yaklaşmalıyız. Çünkü hangi yaranın kabuğunu yeni bağladığını, hangi acıyı içine gömüp dimdik durmaya çalıştığını bilemeyiz.
İnsan, dışarıdan göründüğü kadar basit bir hikâyeden ibaret değildir. Sessiz duran nice yürekler vardır ki içinde fırtınalar kopar, dağlar yıkılır da kimse duymaz. Kimi bir lokma ekmeğin derdini taşır omuzlarında, kimi evladının geleceği için geceleri uykusuz bırakır kendini, kimi bedenindeki hastalıkla, kimi de ruhunda açılan görünmez yaralarla mücadele eder.
Öyle gülümseyen yüzler vardır ki, ardında yılların biriktirdiği kırgınlıkları saklar. Öyle suskun insanlar vardır ki, konuşsalar kelimeler yetmez, cümleler acılarına dar gelir. Her insanın içinde kimsenin bilmediği, kimsenin dokunamadığı bir yalnızlık ve bir imtihan vardır.
Bu yüzden kimsenin yükünü hafife almayın. Çünkü bazen dimdik ayakta duranlar, aslında en çok yorulanlardır. En çok teselli dağıtanlar, geceleri kendi yaralarına merhem bulamayanlardır. İnsan, görünenden ibaret değildir; her kalbin içinde anlatılmamış bir hikâye, her gözün ardında sessizce akıtılmış gözyaşları vardır.
Unutmayalım ki hayat, herkes için farklı bir sınavdır. Kiminin imtihanı yoksulluk, kimininki evlat acısı, kimininki yalnızlık, kimininki ise hiç dinmeyen bir özlemdir. Bu yüzden merhameti eksik etmeyelim; çünkü hangi insanın hangi yükü taşıdığını ancak Allah bilir.

