Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Köşe Yazıları

DİYARBEKİR’İN POTANSİYELİNİ BİRLİKTE DEĞERLENDİREBİLMEK

VİDEOYU PAYLAŞ

DİYARBEKİR’İN POTANSİYELİNİ BİRLİKTE DEĞERLENDİREBİLMEK

Günaydın Türkiye.
Günaydın sevgili okurlarım.
Diyarbekir, yalnızca Güneydoğu Anadolu’nun değil, Türkiye’nin en önemli tarih ve kültür merkezlerinden biridir. 13 bin yıllık geçmişi, 33 farklı medeniyete ev sahipliği yapan yapısı, inanç turizmi açısından taşıdığı değerler ve kültürel zenginliğiyle özel bir yere sahiptir. Ancak bu büyük potansiyelin ekonomik, sosyal ve turistik anlamda tam olarak değerlendirilebildiğini söylemek hâlâ mümkün görünmüyor.
Kent, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Diyarbekir Surları ve Hewsel Bahçeleri başta olmak üzere çok sayıda tarihi ve kültürel değere ev sahipliği yapıyor. İslam dünyasının önemli ibadet mekânlarından Ulu Cami, çeşitli inançlara ait tarihi yapılar ve yüzyılların mirasını taşıyan eserler; hanlar, hamamlar, camiler, kiliseler Diyarbekir’i benzersiz kılan unsurlar arasında bulunuyor. Buna rağmen şehrin turizmden aldığı payın, sahip olduğu potansiyelle aynı düzeyde olmadığı görülüyor.
Elbette son yıllarda hem merkezi yönetim hem de yerel yönetimler tarafından çeşitli çalışmalar hayata planlandı. Tarihi alanların restorasyonu, ulaşım yatırımları ve turizm odaklı projeler bunlardan bazılarıdır. Ancak Diyarbekir’in büyüklüğü ve taşıdığı tarihsel sorumluluk düşünüldüğünde, daha kapsamlı ve uzun vadeli adımlara ihtiyaç olduğu da bir gerçektir.
Örneğin hala Dicle Nehri üzerinde bulunan altın gerdanlık On Gözlü Köprü ve kıyıları işgalden kurtarılamamıştır.
Gönül rahatlığı ile bir kahve içilecek duruma getirilememiştir.
Hafif Raylı sistem projeden öteye gitmemiştir.
Dağ Kapı-Mardin Kapı-On Gözlü hattı bulvarlaştırılması hala düşünülememiştir bile.
Bu hat hayata geçirilmeden Sur İlçesine kurtuluş yok.
Bunu söylediğimizde, biz izin vermedik kayyum döneminde verilmiştir demek çekilen bu sıkıntılara bir çözüm getirmez.
Şehrin geleceği söz konusu olduğunda meseleye siyasi farklılıkların ötesinde bakabilmek önem taşıyor. Çünkü Diyarbakır’ın kalkınması, yalnızca burada yaşayan insanların değil, Türkiye’nin ortak kültürel mirasının güçlenmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle merkezi idare, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve iş dünyasının ortak hedeflerde buluşması büyük önem taşımaktadır.
Diyarbakır’ın sahip olduğu tarih, kültür ve inanç mirası; doğru tanıtım stratejileri, güçlü altyapı yatırımları ve sürdürülebilir turizm politikalarıyla çok daha geniş kitlelere ulaştırılabilir. Böyle bir yaklaşım hem istihdamı artıracak hem de şehrin ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey, geçmişin eksiklerini tartışmaktan çok geleceğin fırsatlarına odaklanabilmektir.
Eski Diyarbekir, bugünkü adıyla Sur İlçesi aslında bir açık hava müzesidir. Bu müzeyi kalıcı hale getirmek hepimizin başta gelen görevidir.
Göz ardı etmek; yazıktır, günahtır vallahi tarihe, turizme ihanettir.
Diyarbekir, sahip olduğu değerlerle bölgesel kalkınmanın lokomotif şehirlerinden biri olabilecek kapasiteye sahiptir. Bunun gerçekleşmesi ise ancak ortak akıl, iş birliği ve kararlılıkla mümkün olacaktır.
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan bu kadim şehir, hak ettiği ilgi ve yatırımlarla gelecekte de Türkiye’nin en önemli kültür ve turizm merkezlerinden biri olmaya adaydır. Diyarbekir’in potansiyelini ortaya çıkarmak, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Soracak çok soru var ama şimdilik bir tanesini sorayım.
Beyler Keçi Burcu ne alemde?
Bunu yalnz ben sormuyorum.
Tüm Diyarbekirli soruyor.
Mardin Kapı’dan On Gözlü Köprü’ye doğru yürüyen turist soruyor.
Bu ne bitmez restorasyonmuş?
Bir sonraki yazılarımda Sur ilçesinin nasıl açık hava müzesi
haline getirilebileceğini tekraren anlatacağım.
Bir söz de benden
Diyarbekir ihmal ediliyor. Bilinmelidir ki ihmal de bir işgaldir.
&
Kulağa hoş gelen sözler
Camiye siyaset girerse ibadet kalmaz,
Mahkemeye siyaset girerse adalet kalmaz.
&
Kirveme öğütler
Dünümüzü bugün özletmeyiniz. RY
&
Ve yazıma çoğu kez olduğu gibi bir şiirimle son veriyorum.
ÇARESİZ
Söyleye söyleye
Başımda kalmadı saç.
Diyarbekir çaresiz,
Diyarbekir hizmete aç,
Diyarbekir dertli,
Diyarbekir be ilaç.
Recep Yılmaz
&
Gelelim “Dilimde tüy bitinceye kadar” yazacaklarıma;
“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, aslına uygun bir biçimde MÜZEYE dönüştürülsün.”
“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”
“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”
“ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”
Anzele büyük bir göl haline dönüştürülsün. Etrafı piknik alanı olsun.
İyi bir hafta geçirmeniz dileğiyle.
Dostça kalın.

DİĞER VİDEOLAR