Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Köşe Yazıları

DİYARBAKIR’IN ÇOCUKLUĞUNU SAKLAYAN SU

VİDEOYU PAYLAŞ

DİYARBAKIR’IN ÇOCUKLUĞUNU SAKLAYAN SU

Diyarbakır’ın yazı serttir. Güneş, surların taşlarına vurduğunda sokaklar adeta ateş kesilir.
Böyle günlerde kentin çocukları için serinliğin adı yıllardır değişmedi: Anzele.
Sur ilçesinin dar sokaklarının arasında yer alan bu tarihi su kaynağı, sadece bir havuz değildir.
Anzele, Diyarbakır’ın hafızasıdır. Yüzyıllardır yer altından çıkan berrak suyuyla şehre hayat veren bu kaynak, geçmişte kentin en önemli doğal su kaynaklarından biri olarak biliniyordu.
Özellikle 1950’li yıllara kadar Diyarbakır’ın başlıca su kaynaklarından biri olan Anzele, zamanla içme suyu işlevini kaybetse de halkın belleğindeki yerini hiç kaybetmedi.
Bugün yaz aylarında Anzele’ye gidenler aynı manzarayla karşılaşır.
Kahkahalar… Suya atlayan çocuklar… Islak taşların üzerinde güneşlenen minikler…
Belki de hiçbir yüzme havuzunun veremeyeceği kadar doğal ve samimi bir mutluluk…
Çünkü Anzele, Diyarbakırlı çocukların ilk yüzme kursudur. Burada kimse ücret ödemez, üyelik yaptırmaz.
Mahalle arkadaşlığı vardır, paylaşım vardır, çocukluk vardır.
Nesiller değişir ama Anzele’de yaşanan yaz hatıraları değişmez.
Evliya Çelebi’nin de Seyahatnamesi’nde söz ettiği Anzele, yalnızca bir su kaynağı değil, yüzyılların tanığıdır.
Bugün etrafındaki park düzenlemeleriyle ziyaretçilerini ağırlasa da onu asıl değerli kılan, insanların onunla kurduğu bağdır.
Teknolojinin çocukları ekranlara hapsettiği bir çağda, Anzele hâlâ çocuk sesleriyle yankılanıyor.
Sıcaktan bunalan aileler çocuklarını buraya getiriyor; kimi zaman eski günlerini hatırlıyor, kimi zaman çocukluğunu yeniden yaşıyor.
Bu nedenle Anzele yalnızca çocukların değil, anne babaların ve dedelerin de ortak hafızasında yaşayan bir mekândır.
Elbette güvenlik ve hijyen her zaman ön planda olmalıdır.
Çocukların güvenli şekilde serinleyebileceği sosyal alanların artırılması gerektiği de bir gerçektir.
Ancak Anzele’nin yaşattığı kültürün korunması da en az bunun kadar önemlidir.
Bir şehir sadece taş binalarıyla değil, çocuklarının gülüşleriyle hatırlanır.
Diyarbakır denildiğinde akla surlar, Ulu Cami ve Hevsel Bahçeleri kadar, yaz sıcağında Anzele’ye koşan çocuklar da gelmelidir.
Çünkü bazı şehirlerin tarihi kitaplarda yazılır; bazı şehirlerin tarihi ise çocukların suya bıraktığı ilk kulaçlarda saklıdır. Diyarbakır’ın o hikâyesinin adı da Anzele’dir.

DİĞER VİDEOLAR