Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Köşe Yazıları

1881 RAKIMLI TEPE!

VİDEOYU PAYLAŞ

1881 RAKIMLI TEPE!

 

Karanlık çökeli saatler oldu. Yıldızlara yakın bir yerdeyiz. Gecenin karanlığını aydınlatan tek şey, gökyüzündeki solgun bir ay… Ama yalnız değiliz. Uzaklardan gelen yaban hayvanlarının sesleri ve cılız cırcır böceklerinin ezgisi, hava aydınlanıncaya kadar geceye eşlik ediyorlar.

Yaz mevsiminin en sıcak ve belki de en güzel zamanlarıydı. Güneş, dağların omuzlarına ağır bir yük gibi çökmüştü. Herkes tatil beldelerine, serin sulara ve konforlu mekânlara akın ederken biz, arkadaşlarla birlikte bir ay boyunca 1881 rakımlı o tepenin tozlu rüzgârına, serin gecelerine, yakıcı gündüzlerine ve bitmek bilmeyen yokuşlarına meydan okumaya gittik.

Sabahları yüzümüzü yıkamayı, üzerimizde biriken haftalık kiri temizlemeyi geçtik; boğazımızda kuruyup kalan tozu söküp atacak kadar suyu bulursak bile şükrediyorduk. Rüzgâr estikçe dudaklarımız çatlıyor, çatlayan dudaklarımız her nefeste biraz daha acıyordu. Sanki dağ, bedenimizden yalnızca teri değil, sabrı da çekip alıyordu.

Günlerdir genzimizi yakan şey aynıydı: hazır gıdalar; konserve ve peksimet… Sıcak bir çorbanın buharı, yeni demlenmiş bir çayın kokusu zihnimizde hâlâ capcanlıydı; fakat artık bir anıya, elimizin ulaşamayacağı kadar uzaktık. Akşam olsun da sıcak bir yemek yiyelim diye değil; bıçağın ucuyla açtığımız barbunya pilakinin yağı donmasın diye dua ediyorduk.

İşte dağ, insana böyle öğretir hayatı. Şehirde sahip olduğunuz ama kıymetini fark etmediğiniz ne varsa burada yeniden anlam kazanır. Bir yudum su, bir sıcak lokma, temiz bir yatak, sessiz bir oda…

Dağlarda hayat kolay değildir. İnsan, yorgunluğunu, yalnızlığını aşar. Ve en önemlisi, içinde defalarca yükselen “artık yeter” sesini susturur. Dağlar insana yalnızca güzel manzaralar sunmaz. Bazen karanlığın içinde yolunu bulmayı, bazen açlıkta sabretmeyi, bazen soğukta dayanmayı, bazen imkânsızlıkların ortasında devam etmeyi öğretir. Uykusuzluk gözlerinizi ağırlaştırır, yorgunluk dizlerinize çöker, açlık sabrınızı sınar. Ama yine de yürürsünüz. Çünkü dağlar, yalnızca bedeninin gücünü değil; iradeyi, karakteri ve inancı da sınar.

DİĞER VİDEOLAR