Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Diyarbakır’ın tarihi mirasına festivalde ışık tutuldu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Diyarbakır Kültür Yolu Festivali, ikinci gününde kentin binlerce yıllık geçmişini sanatın farklı disiplinleriyle buluşturdu. Diyarbakır’ın tarihi mirasını belgeleyen Fransız arkeolog Albert Louis Gabriel’in çalışmaları “Gabriel’e Vefa” sergisinde; şehrin 12 bin yıllık geçmişi ise “Taşın, Mekanın ve Zamanın Şehri” söyleşisinde yer aldı. Festival kapsamında üç farklı tiyatro oyunu sahnelenirken, İpek Dokuma Atölyesi’nde ise geleneksel üretim teknikleri katılımcılar tarafından deneyimlendi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Diyarbakır Kültür Yolu Festivali,

DİYARBAKIR’IN TARİHİNE İZ BIRAKAN ALBERT LOUIS GABRIEL’E VEFA
Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Kültür Sanat Evi’nde açılan “Gabriel’e Vefa” sergisi, kentin tarihi ve mimari mirasının belgelenmesine önemli katkılar sunan Fransız arkeolog ve akademisyen Albert Louis Gabriel’in çalışmalarını ziyaretçilerle buluşturdu.
Gabriel’in 1932 yılında Diyarbakır’a gerçekleştirdiği ziyaret ve kentin tarihi dokusunu kayıt altına aldığı çalışmaların merkeze alındığı sergide, Diyarbakır’ın geçmişine ışık tutan araştırmalar ele alındı. Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri’nin 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmasına uzanan süreçte kentin kültürel değerlerinin tanınmasına katkı sağlayan Gabriel’in mirası, farklı yönleriyle sanatseverlere aktarıldı.
ÜÇ FARKLI SAHNEDE ÜÇ AYRI HİKAYE
Festivalin ikinci gününde tiyatroseverler, müzikalden şiirsel anlatıma, dönem komedisinden toplumsal hikayelere uzanan üç farklı yapımla buluştu.
Diyarbakır Devlet Tiyatrosu Orhan Asena Sahnesi’nde sahnelenen “Öteki Ankara Müzikali”, yarım kalmış bir aşk hikayesinin çevresinde gelişen olaylarla karakterlerin umutlarını ve yaşam mücadelelerini sahneye taşıdı.
Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkan “Kendi Gök Kubbemiz” ise Yahya Kemal Beyatlı’nın şiirlerinden hareketle edebiyat ve tiyatroyu bir araya getirdi. Yahya Kemal Beyatlı ve Sönmez Atasoy’un kaleme aldığı, Okday Korunan’ın yönettiği yapımda; eski ile yeni, Doğu ile Batı, vatan ve İstanbul sevgisi gibi temalar şairin dizeleri üzerinden işlendi.
Kayapınar Kültür Merkezi Sahnesi’nde ise “Yalancının Mumu” sahnelendi. Turgay Yıldız’ın kaleme aldığı oyun, Osmanlı döneminde Hüdai Efendi ve Efdal Efendi’nin Üftade’ye duyduğu aşk etrafında gelişen olayları konu aldı. İki uşağın efendilerine yardımcı olmak amacıyla kadın kılığına girmesiyle yaşanan karışıklıklar, Yeşilçam atmosferini çağrıştıran eğlenceli bir anlatımla sahneye taşındı.
DİYARBAKIR’IN 12 BİN YILLIK HAFIZASI ANLATILDI
Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Kültür Sanat Evi’nde düzenlenen “Taşın, Mekanın ve Zamanın Şehri” söyleşisinde, kentin yaklaşık 12 bin yıllık geçmişi ve farklı medeniyetlerden günümüze ulaşan izleri ele alındı. Sedat Büyükpamukçu, “Zamanın İzinde Diyarbakır” çalışmasından hareketle kentin tarihsel dönüşümünü görsel malzemeler ve metinler üzerinden anlattı. Söyleşide, geçmişten bugüne uzanan kültürel birikimin şehir kimliğinin oluşumundaki yeri üzerinde duruldu.

HABERİN VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ

İPEK DOKUMANIN GELENEKSEL TEKNİKLERİ KEŞFEDİLDİ
Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde sanatçı Aslı Üstün eşliğinde gerçekleştirilen “İpek Dokuma Atölyesi”, katılımcıları Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan köklü dokumacılık geleneğiyle buluşturdu. Atölyede ipek gibi doğal malzemelerin geleneksel dokumacılıktaki yeri, farklı dokuma türleri ve üretim teknikleri ele alındı. Katılımcılar, geçmişten günümüze aktarılan dokuma kültürünün temel özelliklerini ve geleneksel üretim biçimlerini yakından tanıdı.
Diyarbakır Kültür Yolu Festivali, kentin farklı noktalarında gerçekleştirilecek kültür ve sanat etkinlikleriyle 18 Ekim’e kadar devam edecek.