Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Diyarbakır’daki ‘Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış’ panelinde önemli mesajlar verildi!

Diyarbakır Kent Konseyi Spor Meclisi tarafından, sporun kent yaşamındaki rolünü farklı boyutlarıyla ele almak amacıyla “Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış” başlıklı panel düzenlendi.

Diyarbakır Kent Konseyi Spor Meclisi tarafından, sporun kent yaşamındaki rolünü

Ömer Türk


Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen panele milletvekilleri, akademisyenler, ilçe belediye eşbaşkanları ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
Panelde, sporun kent kimliğinin oluşumundaki etkisi, ekonomik gelişime katkısı ve toplumsal barışın güçlendirilmesindeki rolü çeşitli yönleriyle değerlendirildi. Katılımcılar, sporun yalnızca bir rekabet alanı değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendiren ve ortak yaşam kültürünü destekleyen önemli bir araç olduğuna dikkat çekti.
Program kapsamında açılış bölümünde “Spor ve Kent Hafızası” konusu ele alındı. Ardından gerçekleştirilen birinci oturumda ise “Süper Lig ile Birlikte Diyarbakır Ne Kazanır?”, “Amedspor Sadece Bir Kulüp mü?” ve “Sporda Ayrımcılığa Karşı Ortak Mücadele” başlıklarında sunumlar ve değerlendirmeler yapıldı.
Panelde ayrıca yerel yönetimlerin spor politikaları, üniversite-spor iş birliğinin geliştirilmesi, sporun gençler üzerindeki etkisi ve Diyarbakır’ın spor kenti olma potansiyeli üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Kentte spor kültürünün yaygınlaştırılması, sportif faaliyetlere erişimin artırılması ve sporun toplumsal gelişime sunduğu katkılar da oturumlarda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Diyarbakır'daki ‘Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış’ panelinde önemli mesajlar verildi!
“AYRIMCILIĞA KARŞI MÜCADELENİN DE BİR PARÇASIDIR”
“Sporun Toplumsal Boyutu: Birleştirici Güç ve Ayrımcılıkla Mücadele” başlıklı sunumunda Bayar, sporun toplumsal kimliklerin, aidiyetlerin ve ortak duyguların şekillendiği önemli bir alan olduğunu ifade etti. Tribünlerin toplumsallaşma açısından önemli bir işlev üstlendiğini belirten Bayar, sporun farklı kesimlerden insanları ortak duygular etrafında bir araya getiren güçlü bir araç olduğunu vurguladı.
“BÖLGESEL KİMLİK”
Türkiye’de özellikle futbolun İstanbul merkezli kulüpler etrafında şekillenen bir yapıya sahip olduğuna dikkat çeken Bayar, Anadolu ve bölge takımlarının üst liglerde yeterince temsil edilmediğini söyledi. Trabzonspor ve Amedspor örnekleri üzerinden sporun bölgesel kimliklerle ilişkisini değerlendiren Bayar, kulüplerin yalnızca sportif başarılarıyla değil, temsil ettikleri kentlerin ve bölgelerin kültürel kimlikleriyle de özdeşleştiğini belirtti.
“SPOR VE MÜCADELE ALANI”
Fransız sosyolog Pierre Bourdieu’nun sportif alanı bir “mücadele alanı” olarak tanımladığını hatırlatan Bayar, sporun ekonomik paylaşımın ötesinde kimliklerin, taleplerin ve toplumsal farklılıkların görünür hale geldiği bir mecra olduğunu ifade etti.
Sporun hem ayrıştırıcı hem de birleştirici yönleri bulunduğunu dile getiren Bayar, önemli olanın sporun birleştirici gücünü öne çıkarmak olduğunu söyledi. Spor alanında yaşanan ayrımcılıkların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bayar, özellikle ırkçılığın dünya genelinde sporun en önemli sorunlarından biri olmaya devam ettiğini kaydetti.
Konuşmasının sonunda sporun barışın, birlikte yaşam kültürünün ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesinde önemli bir rol üstlenebileceğini ifade eden Bayar, ayrımcılığa karşı ortak mücadele çağrısında bulundu.
Diyarbakır'daki ‘Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış’ panelinde önemli mesajlar verildi!
“ SPOR AYRIMCILIĞA DEĞİL, TOPLUMSAL BARIŞA HİZMET ETMELİ”
Diyarbakır Kent Konseyi Spor Meclisi’nin “Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış” panelinde konuşan Felat Bozarslan, sporun toplumsal etkileri ile medyanın bu alandaki sorumluluğuna dikkat çekti.Konuşmasına ünlü futbol yazarı ve düşünürü Simon Kuper’in “Futbol asla sadece futbol değildir” sözünü hatırlatarak başlayan Bozarslan, sporun yalnızca saha içindeki rekabetten ibaret olmadığını söyledi.
YUGOSLAVYA ÖRNEĞİ
Sporun toplumları etkileyen, yönlendiren ve zaman zaman siyasi süreçlerde dahi belirleyici rol oynayabilen güçlü bir alan olduğunu belirten Bozarslan, bu duruma eski Yugoslavya döneminde yaşanan olayları örnek gösterdi.
13 Mayıs 1990’da Dinamo Zagreb ile Red Star Belgrad arasında oynanması planlanan karşılaşma öncesinde yaşanan olayların Balkanlar’daki siyasi kırılmaların sembollerinden biri haline geldiğini ifade eden Bozarslan, Dinamo Zagreb kaptanı Zvonimir Boban’ın bir taraftarı korumak amacıyla polise müdahale ettiği görüntülerin yıllarca hafızalarda kaldığını söyledi. Bu olayın Yugoslavya’nın dağılma süreci ve Hırvatistan’ın bağımsızlık mücadelesinin sembollerinden biri olarak tarihe geçtiğini belirten Bozarslan, sporun kitleleri harekete geçirebilen güçlü bir araç olduğunu kaydetti.
Diyarbakır'daki ‘Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış’ panelinde önemli mesajlar verildi!
MEDYA ETKİSİ
Medyanın bu süreçlerde son derece etkili olduğuna dikkat çeken Bozarslan, spor alanında kullanılan dilin toplum üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Sporun günümüzde zaman zaman ırkçılık, etnik ayrımcılık ve nefret söylemlerinin en görünür olduğu alanlardan biri haline gelebildiğini ifade eden Bozarslan, ayrımcı ve ötekileştirici söylemlerin sıradanlaşmasının ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi.
“SPOR AYRIŞTIRICI DEĞİL BİRLEŞTİRİCİ BİR GÜÇ OLMALI”
Son yıllarda Amedspor’un deplasman maçlarında yaşanan bazı olayların bu sorunun güncelliğini koruduğunu gösterdiğini belirten Bozarslan, sporun ayrıştırıcı değil birleştirici bir güç olması gerektiğini dile getirdi.
Diyarbakır'daki ‘Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış’ panelinde önemli mesajlar verildi!
Türkiye’de toplumsal barış ve diyalog arayışlarının sürdüğü bir dönemde spor alanındaki ayrımcılıkla mücadelenin de aynı derecede önem taşıdığını ifade eden Bozarslan, geçmişte Diyarbakırspor’un, bugün ise Amedspor’un deplasmanlarda karşı karşıya kaldığı olumsuzlukların hafızalardaki yerini koruduğunu söyledi.
Bunun yalnızca sporla ilgili değil, aynı zamanda bir kültür meselesi olduğunu vurgulayan Bozarslan, sporun toplumları birbirine yaklaştıran bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Konuşmasının sonunda medya kuruluşlarının daha kapsayıcı, sorumlu ve ötekileştirmeyen bir dil kullanmasının önemine dikkat çeken Bozarslan, sporun toplumsal barışın güçlenmesine katkı sunacak bir alan olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Diyarbakır'daki ‘Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış’ panelinde önemli mesajlar verildi!
“AMEDSPOR’U SEVEN TARAFTAR KÜFRETMEYEN TARAFTARDIR”
Amedspor İstişare Kurulu Başkanı Metin Kılavuz, gerçek taraftarlığın küfür ve nefretle bağdaşmadığını, tribünlerin saygı ve toplumsal barışı güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Cinsiyetçi küfürlerin spor kültürüne zarar verdiğini vurguladı. Kılavuz, Amedspor’un yalnızca sportif başarılarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek kulübün Diyarbakır’ın tarihsel, kültürel ve toplumsal birikiminin önemli bir yansıması olduğunu söyledi. Panelde tribün kültürüne de değinen Kılavuz, Amedspor’un temsil ettiği değerlerin yalnızca saha sonuçlarıyla sınırlı olmadığını söyledi. Holiganizmin, nefret dilinin ve cinsiyetçi küfürlerin spora zarar verdiğini belirten Kılavuz, “Amedspor’u seven taraftar küfretmeyen taraftardır. Rakibe, hakeme ya da farklı kimliklere yönelik hakaret ve cinsiyetçi söylemler bizim savunduğumuz spor anlayışıyla bağdaşmaz. Tribünler öfkenin değil dayanışmanın, ayrımcılığın değil kardeşliğin alanı olmalıdır. Amedspor’un büyüklüğü sadece aldığı sonuçlarda değil, tribünlerinde oluşturduğu kültürde de ortaya çıkmalıdır” dedi.
“AMEDSPOR SÜRECİNE YILLARINI VERENLERİN EMEĞİ VAR”
Geçmiş yıllara ait fotoğrafları gördüğünde büyük duygular yaşadığını ifade eden Kılavuz, kulübün bugünlere gelmesinde çok sayıda kişinin emeğinin bulunduğunu söyledi.
Yaklaşık 16 yıldır Amedspor sürecinin içerisinde yer aldığını belirten Kılavuz, Kent Konseyi deneyimiyle birlikte değerlendirildiğinde 20 yılı aşan bir birikimden söz edildiğini ifade etti.
Kent Konseyi’nin yeniden kent yaşamında aktif rol üstlenmesini önemli bulduğunu dile getiren Kılavuz, bu tür platformların ortak aklın gelişmesine katkı sunduğunu söyledi.
“DİYARBAKIR BASKILARDAN GÜÇLENEREK ÇIKAN BİR KENT”
Diyarbakır’ın tarih boyunca birçok zorlukla karşı karşıya kaldığını ancak her defasında güçlenerek yoluna devam ettiğini belirten Kılavuz, Amedspor’un da bu karakteri taşıyan bir kulüp olduğunu ifade etti.
Kılavuz, “Bu kentin çok önemli bir özelliği var. Yaşadığı tüm baskılama süreçlerinden güçlenerek çıkmayı başarmıştır. Amedspor da bu kentin direncini ve karakterini taşıyan bir kulüptür” dedi.
“DİYARBAKIR SADECE BİR ŞEHİR DEĞİL, KADİM BİR MEDENİYET MERKEZİ”
Diyarbakır’ın sıradan bir şehir olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Kılavuz, kentin tarihi, kültürel ve toplumsal zenginliğiyle dünyanın sayılı merkezlerinden biri olduğunu belirtti.
Diyarbakır’ın yalnızca Diyarbakırlıların değil, bölgedeki farklı halkların ortak hafızasını taşıyan önemli bir merkez olduğunu ifade eden Kılavuz, kentin kültürel mirasının tarihi yapılarla sınırlı olmadığını kaydetti.
Kılavuz, Diyarbakır’ın mutfağı, inanç çeşitliliği ve çok katmanlı kültürel yapısıyla Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri olduğunu söyledi.
“AMEDSPOR’UN ORTAYA ÇIKIŞI TOPLUMSAL BİR ZEMİNE DAYANIYOR”
Amedspor’un ortaya çıkış sürecinin de bu tarihsel ve kültürel zeminden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade eden Kılavuz, kulübün yıllar boyunca çeşitli ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Hiçbir zaman ayrıştırıcı bir anlayışın parçası olmadıklarını vurgulayan Kılavuz, birlikte yaşamı, dayanışmayı ve ortak değerleri savunduklarını söyledi.
Taraftar yasakları, deplasman kısıtlamaları ve çeşitli engellemelere rağmen geri adım atmadıklarını belirten Kılavuz, kulübün bu süreçlerden güçlenerek çıktığını ifade etti.
“AMEDSPOR ORTAK BİR AİDİYET ALANI OLUŞTURDU”
Amedspor’un kısa sürede geniş bir toplumsal karşılık bulmasının nedenlerine de değinen Kılavuz, bunun iki temel sebebi olduğunu söyledi.
İlk olarak insanların kendi tarihine, kültürüne ve kimliğine sahip çıkma isteğine dikkat çeken Kılavuz, ikinci nedenin ise Amedspor’un bu değerleri temsil eden ortak bir aidiyet alanı oluşturması olduğunu belirtti.
Süper Lig’e yükseliş kutlamalarında ortaya çıkan görüntülerin bunun en somut örneği olduğunu ifade eden Kılavuz, kutlamalara her yaştan insanın büyük bir heyecanla katıldığını söyledi.
“BU SADECE FUTBOL BAŞARISI DEĞİLDİ”
Şampiyonluk kutlamalarında yaşlılardan çocuklara kadar toplumun her kesiminin bir araya geldiğini belirten Kılavuz, yaşanan sevincin yalnızca sportif bir başarıyla açıklanamayacağını kaydetti.
Kılavuz, “İnsanlar sadece bir takımın başarısını kutlamadı. Kendi kimliklerine, kültürlerine ve ortak değerlerine sahip çıkmanın mutluluğunu yaşadı. Bu nedenle Amedspor’un hikâyesi yalnızca futbolun sınırları içerisinde değerlendirilemez” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır'daki ‘Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış’ panelinde önemli mesajlar verildi!
BORÇSUZ BÜYÜME
Diyarbakır Kent Konseyi Spor Meclisi tarafından düzenlenen panelde konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, “Amedspor için öncelik ekonomik sürdürülebilirlik olmalıdır” dedi.
Amedspor’un yalnızca sportif bir kulüp olmadığını, kentin sosyal ve ekonomik yaşamında da önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Diyarbakır Kent Konseyi “Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış” konulu bir panel düzenledi. Yenişehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panelin ilk oturumuna Amedspor İstişare Kurulu Başkanı Metin Kılavuz, Kayapınar Belediyesi Eş Başkanı Cengiz Dündar, Amedspor Yönetim Kurulu Üyesi Seher Akçınar Bayar ve Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Felat Bozarslan da katıldı.
Konuşmasına Amedspor’un gelişimine katkı sunan istişare kurulları, taraftarlar, iş dünyası temsilcileri ve tüm paydaşlara teşekkür ederek başlayan Kaya, kulübün yıllardır bölgenin ve ülkenin gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
‘SÜPER LİG’E YÜKSELMESİ ANLAMLI BİR DÖNEME DENK GELDİ’
Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesinin önemli bir toplumsal döneme rastladığını ifade eden Kaya, kulübün başarısının mevcut toplumsal atmosferden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Geçmişte yaşanan zorluklara ve ötekileştirmelere dikkat çeken Kaya, “Bugün çözümün, diyalogun ve ortak aklın konuşulduğu bir dönemde Amedspor’un Süper Lig’e çıkması son derece anlamlıdır” ifadelerini kullandı.
‘KULÜP ETRAFINDA GÜÇLÜ BİR DAYANIŞMA OLUŞTU’
Son yıllarda Amedspor çevresinde güçlü bir dayanışma zemininin oluştuğunu belirten Kaya, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve yerel dinamiklerin kulübün gelişimine önemli katkılar sunduğunu kaydetti.
Bu dayanışmanın kulübün geleceği açısından büyük önem taşıdığını dile getiren Kaya, bundan sonraki süreçte ekonomik sürdürülebilirliğin öncelikli gündem maddesi olması gerektiğini söyledi.
‘SÜPER LİG EKONOMİSİNİN YÜZDE 90’I DÖRT BÜYÜK KULÜBÜN ELİNDE’
Türkiye futbolundaki ekonomik yapıya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kaya, gelir dağılımındaki eşitsizliğe dikkat çekti. Süper Lig ekonomisinin büyük bölümünün dört büyük kulübün kontrolünde olduğunu belirten Kaya, diğer kulüplerin toplam gelirden sınırlı pay alabildiğini ifade etti.
Kulüplerin gelirlerinin üzerinde harcama yaptığını ve bunun giderek büyüyen bir borç yüküne dönüştüğünü söyleyen Kaya, sürdürülebilir mali yönetimin önemine vurgu yaptı.
‘EN ÖNEMLİ KAZANIM MALİ DİSİPLİN’
Amedspor’un bugüne kadar elde ettiği en önemli başarılardan birinin mali disiplin olduğunu belirten Kaya, kulübün büyük borç yükleri oluşturmadan yoluna devam ettiğini söyledi.
Bir sezondan diğerine ağır borçlar devretmediklerini ifade eden Kaya, bundan sonraki dönemde de aynı yaklaşımın korunmasının hedeflendiğini kaydetti.
AVRUPA ÖRNEĞİ
Avrupa ve Türkiye’deki spor ekonomileri arasındaki farklara da değinen Kaya, Türkiye’de kulüp bütçelerinin büyük bölümünün futbolcu maaşları ve transfer harcamalarına ayrıldığını söyledi.
Sponsorluk gelirleri, spor turizmi ve futbol dışı ekonomik kaynakların geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Kaya, dünyada bazı ülkelerin yıldız futbolcu transferleriyle spor turizmini canlandırdığını belirtti.
Kaya, Amedspor’un da kendi değerlerini koruyarak ekonomik açıdan sürdürülebilir bir model oluşturması gerektiğini sözlerine ekledi.

Diyarbakır'daki ‘Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış’ panelinde önemli mesajlar verildi!
EN BÜYÜK SORUN TESİS EKSİKLİĞİ
Diyarbakır’da düzenlenen panelde konuşan Amedspor Kulüp Başkanı Nahit Eren, kentteki en büyük eksikliğin altyapı olduğunu söyledi.
Panelde konuşan Amedspor Kulüp Başkanı Nahit Eren, stadyumların yalnızca spor alanı değil, toplumun vicdanını ve değerlerini yansıtan mekanlar olduğunu söyledi. Toplumsal sorunlara dikkat çekmenin siyaset yapmak anlamına gelmediğini belirten Eren, kadın cinayetleri, çocuk hakları ve benzeri konularda duyarlılık göstermenin toplumsal sorumluluğun bir gereği olduğunu ifade etti.
‘SİYASİ ROL ÜSTLENMEDİK’
Amedspor’un yıllardır çeşitli ön yargılar ve siyasi etiketlemelerle karşı karşıya kaldığını dile getiren Eren, kulübün herhangi bir siyasi rol üstlenmediğini, ancak doğduğu kentin tarihsel ve kültürel gerçekliğini temsil ettiğini vurguladı.
Kulübün ortak yaşam kültürü, dayanışma ve toplumsal duyarlılık üzerinden bir duruş sergilediğini belirten Eren, Amedspor’un bu yönüyle kent için önemli bir ortak değer haline geldiğini söyledi.
‘EN ÖNEMLİ SORUN ALTYAPI’
Altyapı eksikliğine dikkat çeken Eren, en önemli sorunlardan birinin modern tesis ve altyapı yetersizliği olduğunu ifade etti. Son bir ayda yaklaşık 9 bin çocuğun katıldığı futbol seçmeleri yaptıklarını aktaran Eren, çok sayıda yetenekli gence ulaşıldığını ancak gelişimlerini sağlayacak imkânların sınırlı olduğunu kaydetti.
‘KALICI ÇÖZÜM İÇİN ORTAK AKIL’
Yerel yönetimlere ve kamu kurumlarına daha fazla sorumluluk çağrısında bulunan Eren, kalıcı çözümler için ortak akıl ve iş birliğinin zorunlu olduğunu belirtti. Süper Lig’e yükselmenin önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Eren, buna rağmen Diyarbakır’ın üst lig standartları açısından bazı eksiklikler taşıdığını ifade etti.
“Bu başarı sadece kulübün değil, Diyarbakır’ın ve bölgenin ortak başarısıdır” diyen Eren, geleceğin ortak sorumlulukla şekilleneceğini söyledi.
Diyarbakır'daki ‘Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış’ panelinde önemli mesajlar verildi!
‘KENT EKONOMİSİNE KATKI SAĞLAYACAK’
Panelde konuşan Diyarbakır Gençlik ve Spor İl Müdürü Cenk Öztekin ise Diyarbakır’ın spor potansiyeline dikkat çekerek kenti sporun merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Öztekin, Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesinin kent ve bölge ekonomisine katkı sağlayacağını söyledi.
Taraftarlara da mesaj veren Öztekin, kulübün şiddet ve olumsuzluklarla değil, misafirperverlik ve toplumsal duyarlılıkla anılması gerektiğini belirtti.
Sporun toplumsal faydalarına değinen Öztekin, spor yatırımlarının aynı zamanda sağlık, eğitim ve güvenlik alanlarına da katkı sunduğunu ifade etti. Diyarbakır Stadyumu zeminini yenilediklerini ve tesisleşme çalışmalarının sürdüğünü belirten Öztekin, “Sporun kalbi Diyarbakır’da atacak” dedi.
“SPORA YAPILAN YATIRIM EMNİYETE, SAĞLIĞA VE EĞİTİME YAPILAN YATIRIMDIR”
Diyarbakır Kent Konseyi Spor Meclisi’nin panelinde konuşan Diyarbakır Gençlik ve Spor İl Müdürü Cenk Öztekin, sporun yalnızca başarılarla sınırlı olmadığını, topluma birçok alanda katkı sunduğunu söyledi.
Göreve başladıkları son bir yılda Diyarbakır’da spor organizasyonlarına büyük önem verdiklerini belirten Öztekin, daha önce yalnızca bir Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yapan kentte son dönemde 7 büyük Türkiye Şampiyonası düzenlendiğini ifade etti.
Bu organizasyonlara yaklaşık 20 bin kişinin katıldığını belirten Öztekin, sporun turizm, ekonomi ve kent tanıtımına önemli katkılar sunduğunu kaydetti.
“SPORUN KALBİ DİYARBAKIR’DA ATACAK”
Diyarbakır’ın spor alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Öztekin, göreve geldiklerinde ortaya koydukları hedefin kenti sporun merkezi haline getirmek olduğunu söyledi.
“Diyarbakır’a geldiğimizde ‘sporun kalbi Diyarbakır’da atacak’ dedik. Bugün bu hedef doğrultusunda önemli adımlar atıyoruz” diyen Öztekin, kentin spor altyapısının her geçen gün güçlendiğini belirtti.
“AMEDSPOR’UN SÜPER LİG’E ÇIKMASI BÜYÜK KAZANIM”
Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesinin kent ve bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Öztekin, taraftarlara da önemli mesajlar verdi.
Amedspor’un nasıl anılacağının büyük önem taşıdığını vurgulayan Öztekin, “Küfürle ve kavgayla gündeme gelen bir takım mı olacağız, yoksa misafirperverliği, dayanışması ve toplumsal duyarlılığıyla örnek gösterilen bir kulüp mü olacağız? Buna hep birlikte karar vereceğiz ve birlikte başaracağız” dedi.
“BUGÜN MÜCADELE ETMEMİZ GEREKEN BAĞIMLILIKTIR”
Konuşmasında bağımlılıkla mücadeleye de dikkat çeken Öztekin, gençleri tehdit eden en önemli sorunlardan birinin bağımlılık olduğunu söyledi.
Toplumun tüm kurumlarının bu konuda ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Öztekin, belediyelerden sağlık kurumlarına, emniyetten gençlik spor teşkilatına kadar herkesin bu mücadelede sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
“SPORCU SUÇ İŞLEMEZ, BAĞIMLI OLMAZ”
Sporun toplumsal faydalarına dikkat çeken Öztekin, sporun güvenlik, sağlık ve eğitim alanlarına doğrudan katkı sunduğunu belirtti.
“Spora yapılan yatırım emniyete yapılan yatırımdır. Çünkü sporcu suç işlemez. Spora yapılan yatırım sağlığa yapılan yatırımdır çünkü sporcu sağlıklı olur. Spora yapılan yatırım eğitime yapılan yatırımdır çünkü spor yapan gençler eğitim hayatında da daha başarılı olur” diyen Öztekin, spor politikalarının tüm kurumların ortak çalışmasıyla yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“STADYUM ZEMİNİ TÜRKİYE’NİN EN İYİLERİNDEN BİRİ OLDU”
Göreve geldiklerinde yoğun eleştiriler alan Diyarbakır Stadyumu zeminini yenilediklerini ifade eden Öztekin, bugün Amedspor’un sahasının Türkiye’nin en iyi zeminlerinden biri haline geldiğini söyledi.
Öztekin, Diyarbakır’ın algısıyla gerçeğinin birbirinden çok farklı olduğunu belirterek konuşmasını, “Ben Diyarbakır’a aşığım. Sporun kalbi Diyarbakır’da atacak” sözleriyle tamamladı.
Diyarbakır'daki ‘Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış’ panelinde önemli mesajlar verildi!
“SPOR ALTYAPISINDA DÖNÜŞÜM KAÇINILMAZ”
Dicle Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Müdür Yardımcısı Nihat Mızrak, Diyarbakır Kent Konseyi Spor Meclisi tarafından düzenlenen “Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış” panelinde yaptığı konuşmada, kentin spor altyapısı, gençlerin yönlendirilmesi ve üniversitelerin spor alanındaki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“AYNI SORUNLARI YILLARDIR KONUŞUYORUZ”
Kentte uzun yıllardır dile getirilen sorunların büyük ölçüde devam ettiğini belirten Mızrak, “Nehrin öbür tarafı” söyleminin artık geride bırakılması gerektiğini söyledi.
Bu tartışmaların yıllardır sürdüğünü ifade eden Mızrak, 2011-2013 yıllarında yapılan benzer toplantıları hatırlatarak, aradan geçen zamana rağmen temel sorunların önemli ölçüde değişmediğini kaydetti.
“15 yıl önce hangi sorunları konuşuyorsak bugün de benzer başlıkları konuşuyoruz. Şiddet, saha eksikliği ve altyapı yetersizlikleri hâlâ karşımızda duruyor” dedi.
“TESİS İHTİYACI BÜYÜYOR”
Diyarbakır’ın hızla büyüyen nüfusuna dikkat çeken Mızrak, özellikle Kayapınar, Bağlar ve Yenişehir ilçelerindeki yoğunluğun spor yatırımlarını zorunlu hale getirdiğini söyledi.
Kayapınar’ın birçok ilden daha büyük bir nüfusa sahip olduğunu belirten Mızrak, buna rağmen spor sahaları ve tesisler konusunda ciddi eksikliklerin bulunduğunu ifade etti.
“Böylesine büyük bir nüfusa sahip kentte spor alanlarının ve tesislerin yetersiz olması önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor” diye konuştu.
“SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİNE DÖNÜŞÜM GEREKLİ”
BESYO’nun kurumsal dönüşüm sürecine de değinen Mızrak, spor bilimleri fakültesine geçişin artık kaçınılmaz hale geldiğini belirtti.
Üniversitelerin kulüplere ve spor camiasına daha güçlü katkı sunabilmesi için akademik altyapının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Mızrak, “Sporun bilimsel yönünü geliştirmek ve kulüplerimize daha fazla katkı sunabilmek için bu dönüşüm artık ertelenmemelidir” dedi.
“YETENEKLER BİLİMSEL YÖNTEMLERLE KEŞFEDİLMELİ”
Dicle Üniversitesi bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinen Mızrak, gençlerin spor branşlarına yönlendirilmesinde bilimsel yöntemlerin önemine dikkat çekti.
Öğrencilerin hangi branşlara yatkın olduklarının bilimsel verilerle belirlenmesi gerektiğini söyleyen Mızrak, bu alanda çeşitli çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
Gençlerin doğru branşlara yönlendirilmesinin hem bireysel gelişim hem de kent sporunun geleceği açısından önemli olduğunu belirten Mızrak, üniversite olarak bu konuda sorumluluk almaya devam edeceklerini söyledi.
DEKLARASYON HAZIRLIĞI
Amatör sporların geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Mızrak, yakın zamanda bu alanda kapsamlı bir deklarasyon yayımlanacağını açıkladı.
Üniversitelerin yalnızca akademik eğitim veren kurumlar olmadığını vurgulayan Mızrak, toplumsal spor kültürünün gelişmesine de katkı sunmaları gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda sporun yalnızca kulüpler düzeyinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Mızrak, sporun yaşam boyu devam eden bir kültür olarak ele alınmasının önemine dikkat çekti.
“ORTAK ÇALIŞMA ŞART”
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Baran Yılmaz, Diyarbakır Kent Konseyi Spor Meclisi tarafından düzenlenen “Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış” panelinde yerel yönetimlerin spor politikaları, tesisleşme çalışmaları ve amatör spora verilen destekler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, yerel yönetimlerde spor politikalarının uzun yıllardır önemli çalışma alanlarından biri olduğunu belirtti. Belediyecilik deneyimiyle birlikte spor alanında da önemli adımlar atıldığını ifade eden Yılmaz, bu çalışmaların yeni dönemde daha güçlü bir şekilde sürdürüldüğünü söyledi.
“ORTAK ÇALIŞMA ALANLARI OLUŞTURMALIYIZ”
Spor alanındaki sorunların çözümünde iş birliğinin önemine dikkat çeken Yılmaz, ortak çalışma kültürünün geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kentte ortak yönetim anlayışına yabancı olmadıklarını belirten Yılmaz, Kent Konseyi gibi yapıların bu anlayışın önemli örnekleri olduğunu ifade ederek, “Ortak çalışma alanlarını geliştirdiğimizde birçok sorunu birlikte çözebiliriz. Bu da başarıyı beraberinde getirir” dedi.
“TESİS EKSİKLİĞİ EN ÖNEMLİ SORUNLARDAN”
Yerel yönetimlerin en temel görevlerinden birinin spor tesisleri oluşturmak olduğunu söyleyen Yılmaz, vatandaşlardan en fazla gelen taleplerin spor alanları ve tesis eksikliğiyle ilgili olduğunu belirtti.
Göreve geldikleri süreçte devralınan bazı alanlarda çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını ifade eden Yılmaz, özellikle çocuklar ve gençlerin spor yapabileceği alanların yetersiz kaldığını söyledi.
Gençlik merkezleri, yüzme havuzları ve spor salonlarının kullanımına ilişkin çeşitli sıkıntılar yaşandığını belirten Yılmaz, bu sorunların çözümü için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.
Diyarbakır'daki ‘Spor, Kent Kimliği, Ekonomi ve Toplumsal Barış’ panelinde önemli mesajlar verildi!
“YENİ SPOR PARKLARI VE ÇOK AMAÇLI SAHALAR PLANLANIYOR”
Yeni spor alanlarının oluşturulması için çalışmaların devam ettiğini belirten Yılmaz, spor parklarıyla ilgili yeni bir planlama üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
Çocukların ve gençlerin aynı anda yararlanabileceği çok amaçlı spor alanlarına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Yılmaz, mevcut sahaların yeniden düzenlenmesi ve daha işlevsel hale getirilmesi için hazırlıkların sürdüğünü söyledi.
Temmuz ayında yapılan karşılaşmalarda da bu ihtiyacın net şekilde ortaya çıktığını belirten Yılmaz, alınan kararlarla birlikte yeni saha düzenlemelerinin hayata geçirileceğini ifade etti.
FİDANLIK ALANINDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Karaköprü Fidanlık alanındaki çalışmalara da değinen Yılmaz, göreve geldiklerinde bölgenin kötü durumda olduğunu ancak yapılan düzenlemelerle önemli ilerleme sağlandığını belirtti.
Yılmaz, yıl sonuna kadar projenin tamamlanmasının hedeflendiğini ve alanın kent sporuna önemli katkılar sunacağını söyledi.
AMATÖR SPOR KULÜPLERİNE DESTEK
Diyarbakır’da spor alanında ciddi bir potansiyel bulunduğunu ifade eden Yılmaz, bazı yapısal ve hukuki sorunların süreci zaman zaman zorlaştırdığını ancak çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti.
Amatör spor kulüplerine yönelik desteklerin artırılarak devam edeceğini belirten Yılmaz, göreve geldikleri günden bu yana kulüplere çeşitli yardımlar sağladıklarını söyledi.
Önümüzdeki dönemde spor kulüplerine yönelik maddi, ayni ve gıda desteklerini de içeren yeni projelerin gündemde olduğunu açıklayan Yılmaz, sporun tabana yayılması için çalışmaların süreceğini vurguladı.
Konuşmasının sonunda Diyarbakır’da sporun daha güçlü bir yapıya kavuşması gerektiğini belirten Yılmaz, gençlerin daha iyi imkânlara ulaşması ve sporun toplumun her kesimine yayılması için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.