Ömer Türk
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, 2014 yılında yüzde 13,9 olan yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hanehalklarının oranının 2025 yılında yüzde 20,5’e yükseldiği görüldü.
İllere göre hanehalkı tipleri incelendiğinde, 2025 yılında tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 32,7 ile Gümüşhane olduğu görüldü. Gümüşhane ilini yüzde 30,8 ile Tunceli ve yüzde 30,5 ile Giresun izledi. Diğer yandan tek kişilik hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise yüzde 11,5 ile Batman oldu. Bu ili yüzde 12,4 ile Diyarbakır ve Van izledi.
TEK KİŞİLİK HANELERİN YÜZDE 33,2’SİNİ TEK BAŞINA YAŞAYAN YAŞLILAR OLUŞTURDU
Türkiye’de tek kişilik yaşlı hanehalklarının toplam tek kişilik hanehalkları içindeki oranı 2025 yılında yüzde 33,2 oldu. Cinsiyete göre tek kişilik yaşlı hanehalkı oranı incelendiğinde bu oranın yüzde 26,5’ini erkek, yüzde 73,5’ini ise kadınların oluşturduğu görüldü.
TEK ÇEKİRDEK AİLE ORANI DİYARBAKIR’DA YÜKSEK
Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 70,5 ile Gaziantep oldu. Gaziantep ilini yüzde 69,8 ile Diyarbakır ve yüzde 69,6 ile Şanlıurfa takip etti. Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise yüzde 49,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini yüzde 51,5 ile Gümüşhane ve yüzde 53,4 ile Artvin izledi.
Uzmanlara göre bu durum yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamıyor. Diyarbakır’da güçlü aile bağları, geniş aile kültürü, erken yaşta evliliklerin görece yaygın olması ve toplumsal dayanışma geleneği tek kişilik yaşamın sınırlı kalmasında önemli rol oynuyor.
TÜRKİYE’DE YALNIZ YAŞAM ARTIYOR
Son yıllarda Türkiye’de aile yapısında ciddi değişimler yaşanıyor. Ortalama hanehalkı büyüklüğü giderek küçülürken, yalnız yaşayan bireylerin oranı da yükseliyor. TÜİK verilerine göre 2014 yılında yüzde 13,9 olan tek kişilik hane oranı, 2025 itibarıyla yüzde 20,5’e çıktı.
Büyükşehirlerde artan yaşam maliyetleri, bireyselleşme eğilimleri, geç evlilikler ve boşanma oranlarındaki yükseliş bu değişimin temel nedenleri arasında gösteriliyor. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kentlerde yalnız yaşayan genç nüfusun artışı dikkat çekiyor.
Ancak Diyarbakır gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu kentlerinde tablo farklı seyrediyor.

GÜÇLÜ AİLE YAPISI ETKİLİ OLUYOR
Diyarbakır’da tek kişilik hanelerin düşük olmasının en önemli nedenlerinden biri geleneksel aile yapısının halen güçlü şekilde korunuyor olması. Kentte aynı evde birden fazla kuşağın birlikte yaşaması oldukça yaygın görülüyor.
Anne-baba ile yetişkin çocukların aynı evde yaşamaya devam etmesi, yaşlı bireylerin aile içinde bakım görmesi ve akrabalık ilişkilerinin güçlü olması yalnız yaşam kültürünü sınırlandırıyor.
TÜİK verilerinde Diyarbakır’ın tek çekirdek aile oranında Türkiye’nin en yüksek illeri arasında yer alması da bu tabloyu destekliyor.
Sosyologlara göre kentte aile sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal güvence anlamı da taşıyor. Özellikle işsizlik oranlarının yüksek olduğu bölgelerde bireyler ekonomik yükü paylaşmak için aile içinde yaşamayı tercih ediyor.
EKONOMİK ŞARTLAR DA BELİRLEYİCİ
Uzmanlar, ekonomik nedenlerin de Diyarbakır’daki düşük tek kişilik hane oranında etkili olduğunu belirtiyor. Artan kira fiyatları, yüksek yaşam maliyetleri ve işsizlik nedeniyle tek başına yaşamak birçok kişi için zor hale geliyor.
Son yıllarda Diyarbakır’da kira fiyatlarının hızlı yükseliş göstermesi de dikkat çekiyor. Sosyal medya ve ekonomi tartışmalarında kent, kira artışlarının hissedildiği şehirler arasında gösteriliyor.
Bu nedenle özellikle gençler aile evinden ayrılmak yerine birlikte yaşamayı sürdürüyor. Üniversite mezunu gençlerin önemli bir kısmının da ekonomik nedenlerle aile yanında yaşamaya devam ettiği ifade ediliyor.
YAŞLI NÜFUSUN AİLEYLE YAŞAMASI ÖNE ÇIKIYOR
Batı illerinde yaşlı bireylerin yalnız yaşama oranı yükselirken, Diyarbakır’da yaşlı nüfusun büyük bölümü çocuklarıyla veya yakın akrabalarıyla birlikte yaşamayı sürdürüyor.
Kentte aile içi dayanışmanın güçlü olması nedeniyle huzurevi veya tek başına yaşam tercihleri sınırlı kalıyor. Bu durum tek kişilik hane sayısının düşük seviyelerde seyretmesine katkı sağlıyor.
KÜLTÜREL YAPI BELİRLEYİCİ FAKTÖRLERDEN BİRİ
Araştırmacılara göre Diyarbakır’daki toplumsal yapı bireysel yaşam yerine kolektif yaşam kültürünü öne çıkarıyor. Komşuluk ilişkileri, akrabalık bağları ve aile merkezli yaşam anlayışı kentte halen güçlü şekilde varlığını sürdürüyor.
Türkiye’nin batısındaki büyükşehirlerde bireyselleşme eğilimi daha hızlı artarken, Diyarbakır’da aile odaklı yaşam modeli toplumsal yapının temel unsurlarından biri olmaya devam ediyor.
Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda Türkiye genelindeki dönüşümün Diyarbakır’da da hissedilebileceğini ancak kentin güçlü aile yapısı nedeniyle değişimin daha yavaş ilerleyeceğini değerlendiriyor.

