Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Diyarbakır’da kedi ısırığı sonrası kuduz alarmı: Uzmanlardan kritik uyarı

Diyarbakır’da sokakta oynadığı sırada kedi tarafından ısırılan küçük kız çocuğunun aylar sonra kuduz tanısıyla hastaneye kaldırılması, kuduz riskini yeniden gündeme taşıdı. Yoğun bakımda tedavisi süren çocuk için tüm gözler sağlık ekiplerine çevrilirken, uzmanlar kedi ve köpeklerle yaşanan ısırık, tırmalama ve salya temaslarında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.

Diyarbakır’da sokakta oynadığı sırada kedi tarafından ısırılan küçük kız çocuğunun

Diyarbakır’da 4 yaşındaki bir kız çocuğunun sokakta oynadığı sırada kedi tarafından ısırılmasının ardından yaşanan süreç, kuduz hastalığının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Edinilen bilgilere göre küçük çocuk, kedi tarafından ısırılmasının ardından sağlık kuruluşuna başvurmadı. Aradan yaklaşık 3-4 ay geçtikten sonra çocuğun sağlık durumunda normal olmayan belirtiler ortaya çıkması üzerine hastaneye başvuruldu. Aynı gün servise yatırılan çocuk, daha sonra entübe edilerek yoğun bakımda tedavi altına alındı.

Diyarbakır’da kedi ısırığı sonrası kuduz alarmı: Uzmanlardan kritik uyarı

Yapılan incelemelerde kuduz testinin pozitif çıkması, olayın ciddiyetini ortaya koydu.

Ancak uzmanlar, bu tür vakalarda en kritik noktanın belirtilerin ortaya çıkmasını beklememek olduğunu belirtiyor. Çünkü kuduzda klinik belirtiler başladıktan sonra hastalık son derece ağır seyrediyor ve çoğu vakada ölümcül oluyor. Buna karşılık riskli temasın ardından zamanında uygulanan koruyucu tedavi hastalığın gelişmesini önleyebiliyor.

Diyarbakır’da kedi ısırığı sonrası kuduz alarmı: Uzmanlardan kritik uyarı

“TEMASTAN SONRA MUTLAKA SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURULMALI”

Dicle Üniversitesi’nde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Şen, yaşanan olay üzerinden vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.

Şen, olayın meydana geldiği gün ailenin herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmadığının ifade edildiğini, ancak bunun bir iddia olduğunu belirterek, çocukta yaklaşık 3 ay sonra normal olmayan bulgular görülmesi üzerine hastaneye başvurulduğunu ve aynı gün servise yatırıldığını söyledi.

Kuduz şüphesi bulunan bir hayvanla temas halinde vatandaşların ilk olarak temas bölgesini bol su ve sabunla temizlemesi gerektiğini belirten Şen, ardından vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.

Uzmanlara göre ısırık veya tırmalama sonrasında yara bölgesinin sabun ve suyla iyice temizlenmesi, ardından sağlık kuruluşunda hekimin değerlendirmesinden geçilmesi kritik önem taşıyor.

KEDİ DE KUDUZ BULAŞTIRABİLİR

Kuduz denildiğinde toplumda çoğunlukla akla köpekler gelse de kediler de kuduz virüsünü taşıyabilen hayvanlar arasında bulunuyor.

Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Şen, özellikle sokak hayvanlarıyla temas konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirterek, kedi ve köpeklerin kuduz bulaşmasında rol oynayabildiğini söyledi.

Sağlık Bakanlığı kaynaklarında da kuduzun kedi ve köpekler dahil çeşitli evcil ve yabani memelilerden insanlara bulaşabildiği belirtiliyor. Bulaşma özellikle enfekte hayvanın ısırmasıyla gerçekleşirken, enfekte salyanın açık yara, göz, ağız veya burun gibi mukozalara teması da risk oluşturabiliyor.

Diyarbakır’da kedi ısırığı sonrası kuduz alarmı: Uzmanlardan kritik uyarı

“KUDUZ BELİRTİLERİ ORTAYA ÇIKTIYSA ÇOK GEÇ OLABİLİR”

Kuduzun en önemli özelliklerinden biri, hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce alınan önlemlerin hayat kurtarıcı olması.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kuduzun kuluçka süresi çoğunlukla 2-3 ay civarında olmakla birlikte, virüsün vücuda girdiği bölge ve virüs yükü gibi faktörlere bağlı olarak daha kısa veya daha uzun olabiliyor.

Sağlık Bakanlığına bağlı kaynaklarda ise çok daha uzun kuluçka sürelerinin nadiren görülebildiği ve insanlarda 19 yıla kadar uzayan bir sürenin kaydedildiği belirtiliyor. Bu nedenle “ısırılalı uzun zaman oldu, artık risk yok” düşüncesiyle hareket edilmemesi gerekiyor. (Isparta İl Sağlık Müdürlüğü)

Hastalığın ilk dönemlerinde ateş, ağrı ve yara bölgesinde olağandışı karıncalanma, batma veya yanma gibi belirtiler görülebiliyor. İlerleyen süreçte ise sinir sistemi etkileniyor; su içmekte güçlük, sudan korkma, aşırı huzursuzluk, bilinç değişiklikleri, felç ve diğer nörolojik belirtiler ortaya çıkabiliyor.

AŞI TAKVİMİ HEKİM TARAFINDAN BELİRLENİYOR

Kuduz şüphesi bulunan bir hayvanla riskli temas yaşandığında uygulanacak aşı ve diğer koruyucu tedaviler, temasın şekline ve kişinin durumuna göre hekim tarafından belirleniyor.

Temas sonrası profilakside kullanılan şemalar arasında 0, 3, 7 ve 14. günlerde uygulanan aşı programı bulunurken, bazı özel durumlarda ek dozlar gerekebiliyor. Yara bölgesine ve temasın niteliğine göre kuduz immün globulini de gündeme gelebiliyor. Bu nedenle aşı takviminin kişinin kendi kararıyla belirlenmemesi, sağlık kuruluşunun önerdiği programın eksiksiz uygulanması gerekiyor.

“ÇOCUKLAR KEDİ VE KÖPEKLERİ SEVEBİLİR AMA TEMAS KONTROLLÜ OLMALI”

Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Şen, çocukların kedi ve köpeklerle temasının tamamen yasaklanması gerektiğini söylemedi. Ancak son yıllarda evcil hayvanlarla temasın artmasına dikkat çekerek, çocukların hayvanlarla temasında kontrollü olunması gerektiğini vurguladı.

Şen, riskin yalnızca kuduzla sınırlı olmadığını, hayvanlarla kontrolsüz temasın farklı enfeksiyon ve parazitler açısından da risk oluşturabileceğini ifade etti.

ISIRIK VEYA TIRMALAMADA NE YAPILMALI?

Uzmanların uyarıları doğrultusunda kuduz riski taşıyan bir hayvan tarafından ısırılma veya tırmalanma durumunda:

  • Temas bölgesi vakit kaybetmeden bol su ve sabunla yıkanmalı.
  • Göz, ağız veya burun gibi bölgelerde temas olduysa bol suyla temizlenmeli.
  • En kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
  • Hekimin gerekli görmesi halinde kuduz aşısı ve diğer koruyucu tedaviler uygulanmalı.
  • Aşı takvimi başlatıldıysa dozlar aksatılmamalı.
  • Mümkünse temasa neden olan hayvanın güvenli şekilde gözlem altında tutulması sağlanmalı; ancak hayvanı yakalamaya çalışırken yeni bir temas riski oluşturulmamalı.

Sağlık Bakanlığı kaynakları, riskli temas sonrasında erken müdahalenin hastalığın gelişmesini önlemede hayati önem taşıdığını vurguluyor.

UZMANLARDAN NET MESAJ: “BELİRTİYİ BEKLEMEYİN”

Diyarbakır’da yaşanan olay, kuduz konusunda toplumdaki farkındalığın artırılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

UZMANLARIN MESAJI İSE NET:

Kedi veya köpek tarafından ısırılma, tırmalanma ya da enfekte hayvanın salyasının açık yara veya mukozayla teması söz konusuysa belirtilerin ortaya çıkması beklenmemeli. Yara temizlenmeli ve vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.

Çünkü kuduzda en önemli mücadele hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, riskli temasın hemen ardından başlıyor.