Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Diyarbakır Barosu 50’nci Genel Kurulu toplandı

Diyarbakır Barosu 50’nci Genel Kurul Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Baro, yarın yeni yönetimi belirlemek için sandık başına gidecek.

Diyarbakır Barosu 50’nci Genel Kurul Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Baro, yarın yeni

Diyarbakır Barosu, 50’nci Olağan Genel Kurul Toplantısı’nı ÇandAmed Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdi. Kurul’da konuşan Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, 10 Ekim 2015’te Ankara Gar katliamında yaşamını yitirenleri anarak başladı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci boyunca yürüttükleri çalışmalara, yaptıkları görüşmelere dair hatırlatmalarda bulunan Güleç, “Kürt kültürü, dili, statüsü için mücadele yürüttük. Bu baronun görevidir. Bundan sonra başkan olsam da olmasam da; avukat olsam da olmasam da bu benim için yürünmesi gereken bir yol” dedi.
Sonrasında Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Amed Şubesi Kadın Komisyonu Ortak Tutum Belgesini açıkladı. Açıklamanın Türkçesini Avukat İrem İlhan, Kürtçesini ise ÖHD’li Avukat Zilan Esen yaptı. Diyarbakır Barosu’nun kadınların, çocukların ve tüm hak öznelerinin yaşam hakkını, özgürlüğünü ve eşitliğini savunmayı mesleki sorumluluğunun bir parçası olarak gördüğünü belirten İrem İlhan, “Ancak bugün, dışarıda karşı çıktığımız erkek egemen düzenin, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kendi kurumsal yapılarımızda yeniden üretilip üretilmediğine de aynı cesaretle bakmak zorundayız. Kendi baromuzda kadınların emeğinin, sözünün ve iradesinin karar alma süreçlerinde yer bulmasını bir hak olarak görüyor; aksi her türlü pratiği ve yapısal engeli kesinlikle reddediyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği yalnızca bireysel tutumlarla açıklanabilecek bir mesele değildir. Karar alma mekanizmalarından komisyonlara, temsil biçimlerinden çalışma kültürüne kadar kurumun bütününe nüfuz eden ve yeniden üretilen politik bir eşitsizlik biçimidir” dedi.
Sayısal eşitliğin demokratik temsilin vazgeçilmez başlangıç koşulu olduğunun altını çizen İrem İlhan, politik temsilin ise kadınların sözünün, taleplerinin ve kolektif iradesinin kurumun kararlarına yön verebilmesini gerektirdiğini belirtti. İrem İlhan, “Kadınların yönetimde bulunması ancak temsiliyet, inisiyatif ve sorumluluk bakımından maddi eşitliğin sağlanmasıyla politik bir anlam kazanır. Kadınların söz, imza, gündem belirleme, kurumsal kaynakları kullanma, baroyu temsil etme ve kararların uygulanmasını denetleme yetkilerinin eşit biçimde güvence altına alınması gerekir. Yetkinin fiilen tek merkezde toplandığı, kadınların varlığının ise görünürlük ve meşruiyet üretme işlevine indirgendiği bir yapılanma, sayısal denge sağlasa dahi erkek egemen iktidar ilişkilerini sürdürür” ifadelerini kullandı.
İrem İlhan devamla “Bizler, ÖHD Amed Kadın Komisyonu ve Kadın Hakları Merkezi olarak kadınların sözünü sembolik temsile indirgeyen bütün kurumsal pratiklere karşı, yönetimselliğin, iradenin ve sorumluluğun eşit biçimde paylaşıldığı kadın özgürlükçü bir baronun kurulması için ortak mücadele irademizi açıklıyor; bütün meslektaşlarımızı bu dönüşümün öznesi olmaya çağırıyoruz” dedi.
JİN JİYAN AZADÎ SLOGANLARI ATILDI
Açıklama sırasında, “Yaşamlarımızdan, haklarımızdan, mücadelemizden vazgeçmiyoruz” pankartıyla sahneye çıkan kadın avukatlar, “Jin, jiyan, azadî” ve “Bijî berxwedana jinan” sloganları attı. Salondaki meslektaşlarından da destek alan kadın avukatlar, alkış, zılgıt ve sloganlarla sahneden indi.
SÜRECE DİKKAT ÇEKİLDİ
Ardından baro başkan adaylarının konuşmasına geçildi. İlk olarak mevcut başkan Abdulkadir Güleç söz alarak, seçildiği taktirde yapacakları çalışmaları sıraladı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken Güleç, “Toplumsal barış adına yürütülen sürecin içeriği eksiktir ama çatışmanın sona ermesi, silahların susması bakımından önemli bir başlangıçtır. Ancak kalıcı barış sadece silahların susmasıyla kurulmaz. Eşitliğin ve adaletin sağlandığı, demokratik katlımın güçlendiği ve demokratik hukukun esas alındığı bir ortamda mümkündür. Anadilde eğitim, kültürel halkların güvenceye alınmasını, yerel yönetimlerin güçlendirilmesini savunuyoruz” dedi.
Geçmişle yüzleşmeden, cezasızlığa son vermeden kalıcı barışın inşa edilemeyeceğine dikkat çeken Güleç, konuşmasını şöyle tamamladı: “Tahir Elçi şahsında olduğu gibi Cumartesi Anneleri, Barış Anneleri, haksızlığa uğrayan tüm kesimlerin adalet talebinin yanında olmaya devam edeceğiz. Barış hakikatin ortaya çıkmasıyla, adaletin gerçekleşmesiyle, hukukun güvence altına alınmasıyla kalıcı hale gelir. Kadınların, çocukların LGBT+’ların ve haksızlığa uğrayan herkesin haklarını savunmaya devam edeceğiz. Kadına yönelik şiddet, istismara karşı mücadele edeceğiz, kadınların adalete erişimini kolaylaştıracağız.”
Sonrasında söz alan bir diğer başkan adayı Sertaç Buluttekin de seçilmesi durumunda yapacakları çalışmalara dair aktarımlarda bulunarak, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair şu ifadeleri kullandı: “Toplumsal adalet ile toplumsal barış birbirini tamamlayan süreçlerdir. Toplumsal barış Diyarbakır barosunun tarihsel sorumluluğunda yer alan temel konularından biridir. Anadilde eğitim ve kültürel hakların güvenceye kavuşturulması, ayrımcılığın sonlandırılması noktasındaki görüşlerimizi kararlıkla sunacağız.”
Ardından söz alan avukatlar eleştiri, öneri ve görüşlerini sundu. Diyarbakır Barosu yönetimi, yarın gerçekleştirilecek 50’nci Genel Kurul seçimleri sonrası belirlenecek.