“SİYASETİ UZUN SOLUKLU BİR HİZMET YOLU OLARAK GÖRÜYORUM”
Konuşmasında siyasi geçmişine de değinen Sümer, siyasetin kendisi için yeni bir alan olmadığını belirtti. Milletvekilliği ve bakanlık görevlerinde bulunan ailesinin içinde yetiştiğini ifade eden Sümer, çocukluk yıllarından itibaren siyasetin hem sorumluluğunu hem de zorluklarını yakından gözlemlediğini söyledi.
Siyasette makamların ve görevlerin geçici olduğunu vurgulayan Sümer, kalıcı olanın insanlara dokunabilmek ve şehre hizmet etmek olduğunu belirterek, siyaseti kısa vadeli bir yarış değil, sabır ve emek isteyen uzun bir hizmet yolculuğu olarak değerlendirdi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE, DİYARBAKIR’IN EN BÜYÜK İHTİYACIDIR”
Görevi devraldığı dönemin Türkiye ve bölge açısından önemli gelişmelere sahne olduğunu belirten Sümer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu iradeyle “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda önemli bir sürecin yürütüldüğünü ifade etti.
Diyarbakır’ın terörün ve şiddetin en ağır sonuçlarını yaşayan şehirlerden biri olduğuna dikkat çeken Sümer, terörsüz bir Türkiye’nin yalnızca güvenlik meselesi olmadığını söyledi.
Sümer, “Terörsüz Türkiye; annelerin evlat acısı yaşamaması, çocukların korkuyla değil umutla büyümesi, gençlerin kendi memleketlerinde gelecek hayali kurabilmesi ve Diyarbakır’ın artık acılarıyla değil kültürü, üretimi, turizmi ve başarılarıyla anılması demektir.” ifadelerini kullandı.
“AİLE VURGUSU: “TOPLUMUN TEMELİ GÜÇLÜ AİLE YAPISIDIR”
Konuşmasında aile kurumuna ayrı bir parantez açan Sümer, aileyi medeniyetin temel taşı olarak gördüklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını “Aile Yılı” ilan etmesini önemli bulduklarını belirten Sümer, günümüzde aile kurumunun ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Gençlerin yuva kurmasının kolaylaştırılması, çocukların bağımlılık ve şiddetten korunması gerektiğini dile getiren Sümer, Diyarbakır’ın güçlü aile yapısı, akrabalık bağları ve komşuluk kültürünün korunmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.
“SAHADA OLACAĞIZ, HERKESİN KAPISINI ÇALACAĞIZ”
İl Başkanlığı döneminde masa başı siyaset anlayışını benimsemeyeceklerini söyleyen Sümer, vatandaşla sürekli iç içe olacaklarını belirtti.
İlçelerden köylere kadar Diyarbakır’ın her noktasında bulunacaklarını ifade eden Sümer, esnafı, çiftçiyi, işçiyi, memuru, gençleri ve kadınları dinleyeceklerini söyledi.
Sümer, “Bize oy verenin de vermeyenin de kapısını çalacağız. Çünkü seçimler geçer ama aynı şehirde yaşamaya devam ederiz. Siyaset insanların arasına mesafe koymak için değil, o mesafeyi kaldırmak için yapılmalıdır.” dedi.

“ELEŞTİRİDEN KAÇMAYACAĞIZ”
Vatandaşların kolay ulaşabileceği bir il başkanlığı oluşturacaklarını belirten Sümer, eleştirileri dikkate alacaklarını söyledi.
Her sorunun kısa sürede çözülemeyeceğini ancak samimiyetle çalışacaklarını vurgulayan Sümer, verilen sözlerin takipçisi olacaklarını ifade etti.
“Diyarbakır’ın daha fazla yatırıma ihtiyacı var”
Diyarbakır’ın son yıllarda önemli hizmetler aldığını belirten Sümer, buna rağmen şehrin daha fazla yatırım, istihdam ve kalkınmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Gençlerin iş imkanlarının artırılması, çiftçi, esnaf ve sanayicinin daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirten Sümer, Diyarbakır’ın sahip olduğu potansiyelin tam anlamıyla ortaya çıkarılması için yoğun çaba göstereceklerini ifade etti.

Milletvekilleri, teşkilatlar ve ilgili kurumlarla birlikte şehrin ihtiyaçlarını her platformda dile getireceklerini kaydeden Sümer, çözüm üretilinceye kadar konuların takipçisi olacaklarını söyledi.
“BU GÖREV BENİM İÇİN BİR EMANETTİR”
Konuşmasının sonunda İl Başkanlığı görevini bir makam değil, emanet olarak gördüğünü ifade eden Sümer, bu emanetin gerçek sahibinin Diyarbakır halkı olduğunu söyledi.
Görev süresi boyunca insanların hayatına dokunabilmeyi amaçladığını belirten Sümer, “Bir insanın derdine derman olabilmiş, bir gencin önünü açabilmiş, bir ailenin yükünü hafifletebilmiş ve şehrimizin sorunlarının çözümüne katkı sunabilmişsek görevimizi yerine getirmiş sayacağız.” ifadelerini kullandı.
Sümer, birlik ve beraberlik mesajı vererek konuşmasını Diyarbakır’a hizmet etme kararlılığını yineleyerek tamamladı.

